Sözcük Türkçe Kurallarına Uyuyor Mu ?| Türkçe Kelime Yeni Nesillere Bırakabileceğiniz En Büyük Varlıktır

Seçenek Listesi (Köken:Fransızca)

Herhangi Bir Sözcüğün Türkçe Kurallarına Uyup Uymadığını Kontrol Edebilirsiniz.


Herhangi Bir Sözcüğün Türkçe Kurallarına Uyup Uymadığını Kontrol Edebilirsiniz.

Türkçe Sözcük Kuralları

1. Ses uyumları:

Bir kelimedeki seslerin çeşitli açılardan birbirine uyması hadisesidir. Türkçede iki farklı ses uyumundan söz etmek mümkündür: Kalınlık – incelik uyumu ve düzlük-yuvarlaklık uyumu.

Kalınlık-incelik uyumu(büyük ünlü uyumu): Bu uyum bir kelimedeki seslerin/sesli/ünlü harflerin birbirine olan uyumudur. Türkçede bir kelimedeki seslerin hepsi ya kalın ya da ince olmak zorundadır. Yani bir kelimedeki ilk ses kalın ise kelimenin kökündeki, ekindeki tüm sesler kalın; kelimedeki ilk ses ince ise tüm sesler ince olmak zorundadır.

Köklerle eklerin birleşmesinden doğan kalınlık-incelik uyumsuzluğunda ekler daima köke uymak zorundadır. İşte bu sebeple Türkçedeki eklerin kalın ve ince olmak üzere çift şekilleri vardır.

Örneğin: yapar sözcüğü tamamen kalın seslerden "a" oluşmaktadır. Bu kelimeye getirdiğimiz "-idi" ekini bakın kök ne hale getirir: yapar + idi > yapardı. Yani ek kalınlaşır.

o + bir > öbür, bu + ile > böyle, bu + gün> bugün gibi.

Kalınlık incelik uyumu bugüne kadar Türkçenin hemen her döneminde çok sağlam bir şekilde geçerliliğini korumuştur. Bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Tabii bu durumun çeşitli istisnaları olabilir: anne, hangi, hani, dahi gibi. Bu kelimeler aslen Türkçe olmalarına rağmen zamanla bu şekle bürünmüşlerdir.

Düzlük-yuvarlaklık uyumu(küçük ünlü uyumu): Bu uyum Türkçenin her döneminde ve her sahasında görülmüş bir uyum değildir. Ancak bugünkü Türkiye Türkçesinde kuvvetle geçerli bir uyumdur.

Düzlük yuvarlaklık uyumu Türkçe seslerin düzlük, yuvarlaklık durumuna göre bir kelimede arka arkaya gelmesidir. Bu uyumun ayrıntılı anlatımı için buraya göz atınız.

2. Uzun ses, şapkalı harf

Türkçe kelimelerde uzun ses yani bizim bildiğimiz mânâda şapkalı kullanım yoktur. Bu sesler Türkçeye girmiş yabancı kelimelerde mevcuttur. Demek ki şapkalı bir harf gördüğümüzde bu kelimenin Türkçe olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

3. "o" ve "ö" sesleri:

Türkçe kelimelerde "o" ve "ö" sesleri sadece ilk hecede bulunur. İlk heceden sonraki hecelerde bulunmaz. Bu kelimeler Türkçe olmayan kelimelerdir.

Köylerde ve kasabalarda "doktor" kelimesine "toktur", "horoz" kelimesine "horuz" dendiğine hepimiz mutlaka şahit olmuşuzdur. İşte Türkçenin söyleyiş özelliğinin harika bir tezahürüdür bu. Konuşurken ikinci "o" sesini hemen "u" sesine çevirip daha kolay söylemek isteriz.

4. "f" sesi:

Türkçe kelimelerde "f" sesi yoktur. Bu ses Türkçe kelimelerde ancak tabiat/doğa taklidi bazı kelimelerle aslında v’li olan birkaç kelimede görülür: fısıltı, fırıldak, fosur fosur, üflemek, öfke

5. "j" sesi:

Türkçe kelimelerde "j" sesi yoktur. Bu sesler Türkçeye sonradan girmiş yabancı sözcüklerde vardır. Hatta halk bu sesi "c" sesine çevirerek okumak ister: jandarma(candarma), Japon(capon) gibi.

6. "h" sesi:

Türkçe kelimelerde "h" sesi yoktur. Sadece tabiat taklidi olan kelimelerde görülür.

7. Başta bulunmayan sesler:

Türkçedeki kelimelerin başlarında genellikle c, ğ, l, m, n, r, v, z ve nazal n sesleri bulunmaz. Tabiî bu sesleri Türkçede kelime başlarında bulunmaz diye kestirip atmak doğru değildir. Belli başlı istisnaları vardır. Ancak çoğunlukla başta bulunmazlar.

8. Sonra bulunmayan sesler:

Türkçe kelimelerde sonda b, c, d, g ve ğ sesleri bulunmaz.

9. Başta çift sessiz bulunmaması:

Türkçe kelimelerde ve hecelerde kelime ve hece başında çift sessiz harf bulunmaz. Grup, traş, tren gibi.

10. İki seslinin yan yana bulunmaması:

Türkçe kelimelerde iki sesli harf bazı istisnaların dışında yanyana bulunmaz. Genelde iki ses arasındaki bir sessiz harfin düşmesinden dolayı bu istisnalar oluşmaktadır. Yoksa bunun dışında Türkçede iki sesli harf yanyana bulunmaz.